Z Kuşağı ve Okuma Alışkanlıkları

Z Kuşağı ve Okuma Alışkanlıkları
Z Kuşağı ve Okuma Alışkanlıkları

İskoçya ve İngiltere’de çeşitli akademik araştırmalar yapan ünlü yükseköğrenim kurumu University Of Aberdeen Sosyal Bilimleri Fakültesi’nde çalışan bilim insanlarının z kuşağına dahil olan 4300 denek üzerinde gerçekleştirdiği bilimsel araştırmanın neticelerine göre bu kuşağa ait olan bireylerin %96’sı erişmek istediği bilgi hakkında okumak yerine izlemeyi tercih ediyor.

Söz konusu çalışmaya katılan 4416 denek “Bilgi edinmek istediğiniz bir konuda internette araştırma yaparken hangi siteleri ziyaret edersiniz?” sorusuna; “video içeriği yayınlayan siteler” şeklinde cevap verdi.

Yeni Nesil Kitap Okumayı Sevmiyor

Araştırma dahilinde kitap okumanın faydaları hakkında sorulan sorular karşısında alınan cevaplar ise söz konusu yaş grubunun kitap okuma alışkanlığının nerede ise olmadığını gözler önüne seriyor. Çalışmaya katılan deneklerin %13’lük kısmı ömürleri boyunca (ders kitapları hariç) sadece bir kitabı tam olarak bitirdiğini dile getirirken; yaşamları boyunca toplamda üç kitaptan daha fazla kitap bitirmeyenlerin oranı yaklaşık %86. Deneklerin sadece %14’lük kısmı üçten daha fazla kitap bitirmiş. Düzenli kitap okuma alışkanlığı olanların sayısı ise maalesef %2’yi geçmiyor.

Daha vahim olan ise deneklerin yarısından daha fazlasının (yaklaşık %52) kitap okuma eylemini gereksiz olarak görmesi ve video izleyerek daha kolay öğrendiğini dile getirmesi. Üstelik bu grup web üzerinden yayınlanan e-kitapları da son derece gereksiz buluyor.

Genel Konulara Dair Bilgi Veren Web Siteleri Revaçta

Kanadalı University of Guelph-Humber tarafından Z kuşağı üzerinde yapılan başka bir araştırma sonucuna göre; kuşağın mensupları herhangi bir alandaki soruya cevap ararken internet dünyasında “genel blog” olarak tabir edilen ve her türlü soruya yanıt vermeye çalışan web sitelerini tercih ediyor. İşin kötü tarafı ise bu sitelerden edindikleri bilgilerin doğruluğunu teyit etme ihtiyacının duyulmuyor olması. Edinilen bilginin doğru olup olmadığının sağlaması yapılmadığı için de çevrimiçi ortam bilgi kirliliğine ev sahipliği yapıyor.

Yukarıdaki paragrafta yapılan açıklama elbette madalyonun bir yüzü. Madalyonun diğer yüzünde ise okuyucuya doğru bilgiyi sağlamayı hedefleyen web siteleri bulunuyor. Örneğin, Türkçe olarak yayın yapan Bilgi Kılavuzu isimli web sitesi; ziyaretçisine en doğru bilgiyi vermeyi hedefleyen örneklerden biri. Mevcut editör kadrosu ile hakim oldukları alanlarda çeşitli yazılar yayınlayan blog, her geçen gün içeriklerine yenilerini ekliyor.

İnternetteki Bilgilerin Doğruluğu Nasıl Teyit Edilir?

İnternetteki herhangi bir web sitesinde yayınlanan bir içerikteki bilginin ne derece doğru olduğunu anlayabilmenin -maalesef- son derece zor olduğunu söyleyebiliriz. Zira “makale yazarlığı” olarak adlandırılan ve “hemen hemen her konuda içerik üreten kişi” olarak tanımlanabilen yeni iş kolu; özellikle y ve z kuşakları arasında oldukça popüler. Öyle ki makale yazarları daha önce hiçbir eğitim almadığı konularda bile içerik üretmekten çekinmiyor. Bu nedenle internet üzerindeki yazıların sağlıklı bilgi içerip içermediğini de öğrenmek -neredeyse- imkansız hale geliyor.

Bu sebeplerden mütevellit internet üzerinde herhangi bir konu üzerinde araştırma yaparken, alanında uzman ve doğru bilgileri verdiğine emin olduğunuz siteleri ziyaret etmeniz son derece önem arz ediyor. Ayrıca edindiğini bilgiyi otorite olarak kabul görmüş birkaç siteden de teyit etmeniz gerekiyor.